Adana Çatalan Barajı Kaç Yılında Yapıldı? Çukurova’nın Suyunu Tutan Dev Yapının Hikâyesi Adana denince akla ilk gelen şeylerden biri kebap, sıcak hava ve “gölge buldum, artık yaşamaya devam edebilirim” psikolojisidir. Yaz aylarında Adana sıcağı öyle bir seviyeye gelir ki insan kendi kendine “Acaba buzdolabının içine sandalye atıp orada mı yaşasam?” diye düşünür. Fakat bu şehrin sadece sıcağı ve lezzetleri yoktur. Aynı zamanda doğası, nehirleri ve insan hayatını değiştiren büyük projeleri vardır. Bu projelerin başında gelenlerden biri de Çatalan Barajı’dır. Peki, Adana Çatalan Barajı kaç yılında yapıldı? Bu soru, sadece bir tarih bilgisinden ibaret değil aslında. Çünkü bu baraj, Adana’nın su…
Yorum BırakEtiket: bir
Sevgili Begu takipçileri, bugünkü yazımızda “Ters yörünge nedir” konusuna odaklanıyoruz. Ters yörünge nedir? Gökyüzüne farklı bir açıdan bakmak Benzer Bir Yazı: TC numarası kimin ? Gökyüzüne baktığımızda çoğu zaman her şeyin “düzenli” bir akışta ilerlediğini düşünürüz. Gezegenler, uydular, yıldızlar… Hepsi sanki aynı yönde dönüyormuş gibi gelir. Ama işin içine biraz daha derin girince, bu düzenin içinde bile istisnalar olduğunu görüyorsun. İşte tam da burada Ters yörünge nedir? sorusu devreye giriyor. En basit anlatımıyla ters yörünge, bir gök cisminin ya da yapay uydunun, bağlı olduğu ana cismin dönüş yönünün tersine hareket etmesi demek. Yani sistemin “genel akışına karşı” bir hareketten bahsediyoruz.…
Yorum BırakKestiğin kurbanı yiyebilir misin? Konuya Giriş: Sokaktaki Sorudan Küresel Bir Tartışmaya Bursa’da yaşayan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: Kurban Bayramı yaklaşınca şehirde bambaşka bir atmosfer oluşuyor. Bir yanda hazırlık telaşı, bir yanda etin nasıl paylaştırılacağı, kimlere verileceği konuşuluyor. Ama en çok da şu soru dönüyor: Kestiğin kurbanı yiyebilir misin? Aslında bu soru sadece dini bir merak değil; kültür, gelenek, paylaşım ve hatta modern şehir yaşamının dönüşümüyle ilgili çok katmanlı bir mesele. Ben de hem Türkiye’deki pratikleri hem de dünyadaki farklı bakışları takip ettikçe şunu fark ediyorum: bu konu sandığımızdan çok daha geniş bir çerçeveye yayılıyor. İslam Geleneğinde Kestiğin Kurbanı…
Yorum Bırak12 Mart darbesini kim yaptı? Türkiye’nin “muhtıra”yla gelen kırılma anı Açık konuşayım: Türkiye tarihini okudukça en çok sinirimi bozan şey, bazı olayların hâlâ yarım yamalak anlatılması. “Darbe” deyip geçiyoruz ama işin içinde kim var, ne olmuş, neden olmuş kısmı çoğu zaman hızlıca es geçiliyor. Bugün sorulan en net sorulardan biri şu: 12 Mart darbesini kim yaptı? Cevap kısa gibi görünüyor ama aslında arkasında oldukça katmanlı bir güç yapısı var. Ve işin en ironik kısmı şu: Bu olay teknik olarak “darbeden çok muhtıra” diye geçiyor ama etkisi tam bir siyasi reset butonu gibi çalışıyor. 12 Mart 1971 Muhtırası: Askerin “biz buradayız”…
Yorum BırakKasları en çok ne büyütür? “Kasları en çok ne büyütür” konusunda doğru bilgiye ulaşmak isteyenler için kapsamlı bir içerik hazırladık. Bir süredir kafamda dönen soru hep aynı: Kasları en çok ne büyütür? Spor salonuna giren herkesin bir cevabı var gibi görünüyor. Kimi ağır kaldırmayı kutsuyor, kimi yüksek tekrarların yanmasıyla büyüme olacağını söylüyor, kimiyse işin tamamen beslenme ve dinlenmede bittiğini iddia ediyor. Ben ise Konya’da yaşayan, 26 yaşında, hem mühendislik tarafı güçlü hem de sosyal bilimlere meraklı bir genç yetişkin olarak bu konuyu kendi içimde iki farklı sesle tartışıyorum. Bir tarafım sayıları, fiziği ve biyolojiyi öne çıkarıyor; diğer tarafım ise insan…
Yorum Bırak5. Sınıfta Örnekleme Nedir? Gerçekten Anlatıldığı Kadar Basit mi? Dil bilgisi konularına bakınca insanın aklına ilk gelen şey genelde “kolay ya bu” düşüncesi oluyor. Ama iş sınıfa girip o konuyu 10-11 yaşındaki bir çocuğa anlatmaya gelince tablo biraz değişiyor. 5. sınıfta örnekleme konusu da tam olarak böyle bir yerden yakalıyor bizi. Teoride basit: bir düşünceyi, bir kavramı ya da bir durumu daha anlaşılır hale getirmek için örnekler vermek. Ama pratikte? Orası biraz karışık. İzmir’de büyümüş, ders kitaplarını defalarca karıştırmış biri olarak söyleyeyim: Örnekleme konusu çoğu zaman “ezberlenip geçilen ama içi tam doldurulmayan” bir başlık gibi duruyor. Öğrenciye “örnek ver” deniyor,…
Yorum Bırak7 Senfoni Kimin? Müzik Tarihinde Bir Eserin Kimliğini Anlamaya Çalışmak Değerli ziyaretçiler, Begu ekibi bu yazısında “7 senfoni kimin” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. “7 senfoni kimin?” sorusu ilk bakışta basit gibi görünür. Bir eser adı, bir besteci ve net bir cevap… Ama müzik tarihi biraz kurcalandığında işin sadece bir isimden ibaret olmadığı ortaya çıkar. Özellikle klasik müzikte, bir senfoninin kimliği sadece “kim yazdı?” sorusuyla değil, “neden yazdı?”, “hangi dönemin ruhunu taşıyor?” ve “dinleyende ne uyandırıyor?” gibi daha katmanlı sorularla şekillenir. İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Veri net, 7. Senfoni denince Beethoven.” Ama içimdeki insan tarafı hemen itiraz ediyor: “Sadece isim…
Yorum BırakAraba kaputun altında ne var? Görünmeyen dünyanın içine kısa ama derin bir yolculuk Değerli Begu okurları, bu makalemizde “Arabanın ön kaputu neresi” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Günlük hayatta bir arabaya baktığımda en çok dikkatimi çeken şeylerden biri şu: kaput. O büyük, sessiz ve biraz da gizemli yüzey. Sanki “beni açarsan başka bir dünyaya girersin” diyor gibi. Ama çoğumuz için o dünya aslında hiç açılmıyor. Sadece arıza ışığı yanınca, bir ses garipleşince ya da ustaya gidince kaput açılıyor. İstanbul’da yaşarken bunu daha net fark ediyorum. Trafikte yanımdan geçen arabaların kaputu bana hep aynı soruyu hatırlatıyor: Araba kaputun altında ne…
Yorum BırakBu İş Bende Nasıl Yazılır? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, her zaman bir dünyayı değiştirme potansiyeline sahiptir. Bir cümle, bir parça, bir kelime bile insanın düşünce yapısını, ruh halini ve bakış açısını değiştirebilir. Edebiyat, sadece bir dil oyunundan ibaret değildir. Bir anlamın, bir düşüncenin, bir duygunun vücut bulduğu bir alandır. Her metin, yazarın içsel dünyasından izler taşır ve her okuma, bir keşif yolculuğuna çıkar. Edebiyatçı için en büyük soru, bu işin nasıl yazılacağıdır. Peki, bir edebiyatçı bir metni nasıl yazar? “Bu iş bende nasıl yazılır?” sorusu, her yazarın karşılaştığı en temel sorulardan birisidir ve aslında bu soru, yazma eyleminin…
8 Yorumİş ve Güç: Toplumsal Yapılar ve Bireysel Etkileşimler Bir Araştırmacının Samimi Girişi Toplumların nasıl yapılandığını, insanların bu yapılar içinde nasıl şekillendiğini ve toplumsal normların bireylerin hayatlarını nasıl şekillendirdiğini anlamak, benim için her zaman büyüleyici olmuştur. Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları analiz etmek, yalnızca bireylerin günlük yaşamlarını değil, aynı zamanda bu yaşamların nasıl kolektif bir güce dönüştüğünü keşfetmek anlamına gelir. İş ve güç, iki kavramdır ki toplumsal yapılar içinde her biri ayrı bir işlev ve anlam taşır. Ancak, iş gücü ve güç ilişkileri, toplumun normlarına, cinsiyet rollerine ve kültürel pratiklere bağlı olarak sürekli bir değişim içindedir. Peki, iş ve güç nedir…
6 Yorum